Home » Health Foods » Omega-3 Takviyesi Almanın Avantajları

Omega-3 Takviyesi Almanın Avantajları

Omega-3 yağ asitlerinin sağlığımız ve iyiliğimiz açısından hayati olmasa da büyük önem arz ettiği bir süredir biliniyor. İlginç olan şu ki, Omega-3 yağ asitleri üzerine yapılan yoğun çalışmaların ve analizlerin çok azı başka vitaminler veya besin maddeleri için yapıldı.

 

Omega-3 tabletlerinin bedeninize olduğunu kadar zihninize de pek çok faydası var. Bu yağ asitleri esasen somon gibi yağlı balıklarda bulunur. Omega-3’ten faydalanmak için bu tür yağlı balıklardan bazılarını haftada iki kez tüketmeniz öneriliyor.

 

Omega-3 asitlerinin bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış inanılmaz faydalarından bazıları şöyle:

Sağlıklı Bir Cilt

Omega-3 yağının başlıca faydalarından biri, cildinizin sağlığına olan yararı. Bu yağ sayesinde cilt hücreleriniz yalnızca sağlıklı kalmıyor, aynı zamanda erken yaşlanma ve kırışıklıklardan da korunuyor. Yağ, buna ek olarak da cildinizi güneşin yaratacağı zararlara karşı muhafaza ediyor. Ayrıca bu yağın sivilceleri önlediği ya da azalttığı ve cildin nemini koruduğu da biliniyor.

Sağlıklı Bir Uyku

Time dergisi yakın zamanda uykuyu sağlıklı bir yaşamın en önemli unsuru olarak tanımladı. Uykunun fiziksel ve zihinsel sağlığınıza, ömrünüzü uzatmaktan ölümcül bir hastalığa yakalanma riskinizi azaltmaya kadar pek çok faydası var. Burada devreye Omega-3 giriyor. Çalışmalar, Omega-3 yağ asidi miktarının normalden az olduğu çocuklarda ve yetişkinlerde uyku sorunları yaşandığını gösteriyor. Omega-3 miktarı arttıktan sonra ise bireylerde uyku süresi ve kalitesi oldukça yükseliyor.

Sağlıklı Bir Zihin

Yaşlandıkça hafızamız genellikle zayıflar ve beyin fonksiyonu kolaylıkla azalabilir. Bazıları bunun yaşlanmanın bir getirisi ve kaçınılamaz olduğunu düşünüyor. Fakat sayısız çalışma, Omega-3 alımının ve tüketiminin artırıldığı durumlarda bu gibi zihinsel yavaşlamaların ve Alzheimer gibi hastalıkların azaldığını gösteriyor. Beyin kurtaran bu önemlere ek olarak da yağlı balıkları sıklıkla tüketenlerin beynindeki gri madde miktarının genel olarak daha çok olduğu belirtiliyor. Beyindeki gri madde nedir? Beyindeki en önemli unsurlardan biri olan bu madde, basit anlatımıyla bilgi, anı ve duyguları işleyen dokudur.

 

Omega-3’ün beyne sunduğu faydalar hafıza rahatsızlıklarıyla savaşmak ve gri madde miktarını artırmakla bitmiyor. Psikiyatri hastalıklarıyla mücadele eden insanlarda da Omega-3 seviyesinin daha düşük olduğu gözlemlendi. Omega-3 takviyeleri bipolar bozukluğu olanların tecrübe ettiği ruh hali dalgalanmalarını azaltır, şizofreni rahatsızlığı yaşayanların da durumunun kötüye gitmemesine yardımcı olur.

 

Adet Dönemi Ağrılarının Azaltılması

Adet dönemleri, ağrı yaşayan kadınlar için hiç rahat geçmez. Yoğun olarak alt karın kısmında ve idrar boşluğunda hissedilen bu ağrı, zaman zaman sırtın alt kısmına ve uyluklara sirayet edebilir. Kadınlar arasında yapılan çok sayıda çalışma, Omega-3 tüketiminin artırıldığı durumlarda adet dönemi ağrılarının fark edilir derecede az ve daha katlanılabilir olduğunu gösteriyor. Bir çalışma, adet ağrılarını azaltma konusunda Omega-3 takviyesinin zaman zaman sıradan bir ağrı kesiciden çok daha fazla işe yaradığı konusunda kadınları aydınlattı.

Daha Kuvvetli Kemik ve Eklemler

Yaşı ilerlemiş bireylerin yanı sıra git gide artan sayıdaki daha genç bireyler, artrit veya osteoporoz gibi iskelet rahatsızlıkları yaşıyor. İnsanı güçsüzleştiren bu hastalıkları önleme ve tedavi etmenin en iyi yollarından biri Omega-3 yağ asidi. Kahraman yağ asidinin yalnızca kemiklerdeki kalsiyum miktarını yükselterek kemik kuvvetini artırabildiği kanıtlandı. Bu da şüphesiz ki iskelet hastalığına yakalanma riskini azaltıyor. Yağ asidi kalsiyum miktarını artırmanın yanı sıra eklem ağrısını da azaltıyor.

Astım Riskinin Azalması

Omega-3, astımla mücadele eden çocuklar ve yetişkinler için de çok faydalı. Düzenli olarak Omega-3 alan çocuklarda ve yetişkinlerde astım riskinin azaldığı belirlendi.

Kanser Riskinin Azalması

Kanser, en korkutucu ve baş edilmesi en zor olan hastalıklardan biri olabilir. Kanseri bertaraf etmenin yolları var, fakat tamamen önlemek veya hızlı bir şekilde tedavi etmek için henüz kesin bir çözüm yolu yok. Omega-3 kanseri tamamen önleyemese veya tedavi edemese de, belirli kanser türlerinin riskinin azaltılmasına yardımcı olduğu uzun süredir biliniyor. Örneğin bir çalışma, Omega-3 tüketim miktarı arttıkça kalın bağırsak kanserine yakalanma riskinin %50’ye kadar düştüğünü gösteriyor. Ayrıca yağ asidi tüketimi kadınlarda meme, erkeklerde ise prostat kanseri riskinin azaltmasını sağlıyor.

Hastalıkları Önleme

Tip 1 diyabet, multipl skleroz, lupus, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi otoimmün hastalıklar zaman zaman kaçınılmazdır. Ancak hayatın ilk yılında yeterli miktarda Omega-3 alan kişiler, bu hastalıklara karşı daha kolayca savaşır. Bu otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin sağlıklı hücreleri bazı yabancı hücrelerle karıştırarak onlara saldırmaya başlamasına sebebiyet verdiğinden kişiyi güçsüzleştirir.

İltihapların Azalması

İltihap çok önemlidir ve tedavi edilmezse sorun yaratır. İltihabın önemi, vücudun enfeksiyona karşı savaşına yardımcı olması ve vücuda verilen zararın onarılmasında başı çekmesidir. Kronik iltihap olarak bilinen uzun dönemli iltihap tedavi edilmediğinde kanser ve kalp hastalığı gibi başlıca Batı hastalıklarına öncülük edecektir. Böyle bir durumda Omega-3 yağ asitlerinin iltihapla bağlantılı olan iltihaplı eikozanoid ve sitokinin üretilme oranını düşürme potansiyeli vardır.

Kalp Sağlığını İyileştirme

Pek çok insan duymasa veya farkında olmasa da potansiyel olarak diğer bir ciddi durum veya sendrom da Metabolik sendromdur. Bu hastalık, kendisini bel çevresinde yağlanma, yüksek trigliserit ve düşük HDL kolesterol, yüksek tansiyon ve insülin direnci olarak gösterir. Basitçe anlatmak gerekirse, bu sağlık problemlerinin bir arada görülmesi pek de iyi bir durum değil. Diyabet ya da kalp yetmezliği gibi diğer ciddi hastalıkların oluşma riskini de yükselten bu rahatsızlık, kalp açısından ciddi bir sorun olarak adlandırılıyor. Omega-3 yağ asitleri bu soruna da çözüm bulabiliyor. Asitler, metabolik sendromun yanı sıra insülin direnci ve iltihap sorunu yaşayan insanlardaki kalp hastalığı risk faktörlerini iyileştirmekten sorumlu. Omega-3 yağ asitleri kalp krizi veya inme riskini azaltmasa da, tansiyonu düşürme, kandaki pıhtılaşmayı, plakları, iltihabı ve trigliserit oranını azaltma konusunda etkili.

ADHD Tedavisi

Çocuklarda gittikçe artan bir oranda görülen davranış bozukluğu ADHD (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu), kendisini dürtüsellik ve dikkatsizlikle gösterir. Pek çok çalışma, ADHD sorunu yaşayan çocukların kanındaki Omega-3 seviyesinin, bu sorunu yaşamayan çocuklarınkine göre oldukça düşük olduğunu ortaya çıkardı. Bilinmesi gereken en önemli şey, Omega-3 takviyelerinin ADHD ile ilişkili olan semptomların sayısını ve etkisini gerçekten azalttığı.  Omega-3 yağ asitleri aynı zamanda dikkati ve günlük iş ve görevleri tamamlama becerisini artırmanın yanı sıra dürtüsellik, saldırganlık, hiperaktivite ve yerinde duramama gibi durumların azaltılmasından sorumlu.

Çocuk Gelişimi

Omega-3’ün yeni doğanlarda ve bebeklerde beyin büyümesi ve gelişimi açısından çok önemli olduğu saptandı. İlginçtir ki, DHA, göz retinasındaki çoklu doymamış yağ asitlerinin %60’ından, beyindekilerin ise %40’ından sorumludur. DHA açısından zengin mamalarla beslenen bebeklerin bunlarla beslenmeyen çocuklara kıyasla daha iyi görmesi şaşırtıcı değil. Annesi hamilelik sürecinde bol miktarda Omega-3 tüketen çocukların zeka seviyesinin daha yüksek, davranış sorunlarının daha az, iletişim/sosyal becerilerinin daha iyi olduğu, ayrıca gelişme geriliği, ADHD, otizm ve serebral palsi risklerinin düşük olduğu ortaya çıktı.

 

Omega-3 bebeklerin yalnızca görme becerileri için iyi değil. Beslenme programımızda yeterli miktarda Omega-3’e yer vermenin maalesef ki kalıcı göz hasarına ve körlüğe yol açan en önemli sebeplerden biri olan sarı nokta hastalığının riskini düşürdüğü sayısı defa kanıtlandı.

Ruh Halinde İyileşme ve Depresyonda Azalma

Sonuç olarak Omega-3 bizleri gerçek anlamıyla mutlu edecek. Çalışmalar, düzenli olarak Omega-3 tüketen insanların muhtemel mutlu ve depresyondan uzak olduğunu gösteriyor. Dünyadaki en yaygın ruh hastalıklarından biri olan depresyon, tedavisi de en çok aranan sorunlardan. Çalışmalar, Omega-3’teki bazı bileşenlerin depresyon ve anksiyete bozukluğuyla savaşmada, popüler ve etkili bir antidepresan olan Prozac kadar etkili olduğunu tespit etti.

 

Sorundan Çok Fayda

Buraya kadar okuduysanız, Omega 3 takviyesi almanın ya da Omega 3’ü belirli yiyecekler vasıtasıyla doğal yoldan tüketmenin çok faydalı olduğunu görebilirsiniz. Takviyeler pek çok türde karşımıza çıkmaktadır, fakat en yaygını kapsül şeklinde olanıdır. Araştırın ve Omega 3 yağı açısından yoğun olan bir takviye bulun. Yüksek oranda önerilen Kyäni ürünleri Omega 3’lerin ve E vitamininin kuvvetli bir karışımını içerir. Arasından seçim yapabileceğiniz birçok marka varken siz, kendiniz için yararlı olanı seçin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *